Eurofobia

düşünen kız öğrenciİnsanı yerinde tutan korkularıdır. Bağımlı olduğumuz yer, kişi ve zaman üçlemesi bizi yeniliklerden alıkoyar. ‘Yeni’ hem en çok arzuladığımız hem de en çok korktuğumuz olgudur… Gözlerinizi kapayın ve düşünün yarın uyandığınızda güneş aynı güneş siz aynı sizsiniz ama bu sefer farklı bir yerde gözlerinizi açmışsınız… Kapıyı çekip çıktığınızda farklı insanlar, farklı mekanlar, kulağınıza gelen sözcükleri anlayamamak ama gülümsemek…
Bugün belki Malta’da güneşin sıcak kucağındasın, cıvıl cıvıl dünyanın dört bir yanından gelen yüzlerce farklı sima arasında sende kimsenin aynısı değilsin.St.Julians’a yaptığın bir seçim sonucu dil öğrenmek için gelmişsin peki sadece öğrendiğin bir dil mi? İnsanlara dokunmuşsun farklı kültürlere kucak açmışsın. Sen yerinde durmayı ve aynı kalmayı güven sayan insanlardan farklı bir yol izleyerek, yeniliği seçmişsin.Bugün dışarıda bir anket düzenleyecek olsan ve özellikle gençlere ‘yurdışına çıkmak ister miydiniz?’ sorusunu yöneltsen alacağın cevapları tahmin edebiliyor musun? Dilerseniz ben yardımcı olayım… Kızılay-Merkez’de sıradan birgün.18-26 yaş arası kişiler hedef kitlem, yapmaya çalıştığım şey ise çok basit tek bir soru ve cevabı…Soru: ‘Neden korkuyoruz?’ Seçmiş olduğum yaş kitlesinden 50 kişi üzerinde yaptığım bu basit deney bana şunu öğretti: Kesinlikle çoğumuzun kalbinde  bir yurtdışı hayali var kimi Londra’da Bigben ve Bridge Tower’a gitsem nasıl poz verirdim diye düşünüyor.. kimi Amerika rüyası dediğimiz ve felsefeye de işlemiş ‘American Dream’ peşinde.. kimi Malta’nın sıcağını ve renkli haline özlem duyuyor kimisi ise Kanada’nın sağlam eğitimi peşinde…
Ülkeler bizi bir yerlerden spesifik özellikleriyle yakalamış ve bizler gitme arzusu içindeyiz.Gelecek planları yapmayı kim sevmez? Çünkü gelecek güzeldir.Gelecek henüz gelmediği ve net sınırlarla çercevelenmediği için güzeldir.Deneyimize dönelim…50 kişiden 43 kişi gitmek isterim yanıtını verdi.Bu yanıtları olumlu kategoriye yerleştirebiliriz.’Gitmek istiyorum ama..’ kalıplarının devamında ise beni en çok üzen para ya da zaman değildi.Tek başıma orada ne yapacağım kime nasıl derdimi anlatacağım oldu.Yurtdışı ve dil eğitimi dediğimiz zaman kiminin aklına gittiğiniz an, insanlar sizden dünya ekonomi krizi hakkında sözlü bir mülakat alacaklar ve buna göre yerinizi belirleyecekler gibi bir önyargı oluşmuş durumda.Sizinle birlikte belki tek bir kelime dahi bilmeden cesaretleriyle oraya gelen yüzlerce insan olduğunu unutmayın ve yarın kalktığınız da bir farklılık yapın korkularınızı bir kenara bırakıp ‘yeniliklere’ kucak açarak korkmayın…